• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Hatay 5° HAFİF YAĞMUR
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI

REKTÖR ATAMASI VE DEĞİŞMEYEN TAVIRLAR

 

            Ülkenin değişmez sorunları; pandemi, ekonomi, eğitim ve adalete ilaveten şimdi de Boğaziçi sorunu çıktı.

Aldığı üç-beş kuruş zamla evindeki boğazları doyurmaya çalışan işçi, memur ve emekli unutuldu. Gündeme Boğaziçi’ne atanan rektör oturdu.

Yıllarca YÖK’ün kapatılması en önemli vazifeydi, hatta cihat gibi telakki ediliyordu. Muhalefette iken gür sesle dillendirilen her şey, iktidar olunca gerisin geri fabrika ayarlarına döndü.

İktidar nimetlerine kavuşan “bizim mahalle”nin hızlı adamları bir anda sonuna kadar devletçi ve milliyetçi oldu.

Gelinen noktada “ümmet bilinci”nden eser kalmadı. Söylemler dini-etnik noktalarda birleşti. Muhalefet ne derse desin nasıl eleştirirse eleştirsin, eleştirilerinde haklı-haksız da olsa; “ezanı susturamazsınız, bayrağı indiremezsiniz, ülkeyi böldüremezsiniz” diye bağırıp duruyorlar.

“Bunlar ne diyor” diye soran yok. Dahası biraz sivri bir laf edilirse de terörist suçlaması geliyor peşi sıra. Memleketi ve devleti kendileriyle özdeşleştirmiş durumdalar.

  Hükümette tablo aynen devam ediyor. Özellikle 12 Eylül’ün ortaya çıkardığı YÖK’ün nasıl bir nimet(!) olduğunun farkına varan iktidar, bu kurumu son zerresine kadar bir tahakküm ve ideoloji aracı olarak kullanmaktan imtina etmiyor.

BOĞAZİÇİ REKTÖRÜNDE ARANAN KRİTERLER

Gelelim Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan rektör atamasına. Konuya tarafsız bir gözle iki yönden bakmak adil olur.

  İktidar kanadı açısından savunma; her şey kanuna ve yönetmeliğe uygundur. Atanan şahıs, rektörlük şartlarının hepsine sahiptir.

Atanan rektörün bu görevi yerine getirebilecek asgari bir kimliğe sahip olup-olmadığı yönünde bir tartışma zaten söz konusu değil.

  İktidar için bu atama, iktidarın tahakkümünün ne kadar genişlediğinin bir ilanı olarak tahrik edici bir meydan okumaya dönüştü. Listeye konmayan aday adaylarına yeni istihdam alanı oluştu, bir çeşit KİT olarak kullanılıyor.

Ülkemizde bunun birçok örneği bulunuyor. Seçim zamanı gelince hemen eline dilekçesini alıp secim kurullarına kosan atanmışlar bunu bir terfi manevrası olarak kullanılıyor.

 Tepkilere bakarsanız, karşı tarafın bunu böyle algıladığını da görürsünüz ancak abartıyorlar.

Partili cumhurbaşkanı oluyor da partili rektör neden olmasın. Burada tartışılması gereken konu rektör atamasından ziyade ülkenin yönetilme tarzı olmalıdır.

Şimdi bu konuda çokça şikâyet eden kesimlerin geçmişine bakılırsa onların da bu işte suç ortağı oldukları ve dosyalarının kabarıklığı görülecektir.

Neden mi?

İKTİDAR DEĞİŞİMLERİYLE SORUNLAR DA DEĞİŞİYOR

Bu memlekette zamanında üniversite kapılarında başörtülü kızlar, polis copuna maruz kalırken, saçlarından sürüklenerek kapı dışarı atılırken, bugün kelepçe vurulan o kapılar yüzlerine yine polis tarafından kapatılırken neredeydiler acaba? Bir laf, bir sitem, bir tıkırtı duyuldu mu? Hayır.

İkna odaları ile üniversiteleri kendi arka bahçeniz haline siz getirdiniz. Aynanın karşısına geçip şimdiki rektör atamalarından sizin de sorumlu olduğunuzu kabullenin. Seçimden bahsediyorlar. Seçimle gelmesi gereken rektörü atamak yerine ondan daha az oyu alan kişinin atandığı zamanlarda Cumhurbaşkanı kimdi? Dur ne yapıyorsun bu adil değil dediniz mi? Hayır

İmam-hatip mezunu öğrenciler bu ülkede asker ve polis olamazken, bugün çokça şikayet ettiğiniz mülakatlarla onların canına okurken neredeydiniz? Sus-pus olmuştunuz. Yasa bu dediniz.

Özgürlükler evrenseldir. Ne sağ ne de sol ideolojilere has kurumlar değildir. Evet şimdi rektöre karşı olayı partililik üzerinden seslendiriyorsunuz.

Rektörün siyasi kimliğini bir yana bırakıp, onun akademik ve yönetimsel yeterliliği üzerinden bir savunmaya geçiniz.

Bu ileride oluşabilecek kısır döngülerin de adil olmayan işlerin de önüne geçmek için bir basamak olacaktır.

Zira hangi rektör partili değil ki?

ad826x90
0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

FAZ-2 Aşamasında

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
2.373.115

VAKA

2.246.047

İYİLEŞME

23.664

ÖLÜM

127.068

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
94.204.277

VAKA

51.860.310

İYİLEŞME

2.016.131

ÖLÜM

42.343.967

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Hatay Zafer'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Hatay Zafer'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.